Bize Ulaşın Bugün 16 Kasım 2018 Cuma 07:49

Sosyal ve Kültürel Durum

Nizip
 
Kültür
 

Sosyal ve Kültürel Yapı

Folklorik değerler; halkın binlerce yıllık yaşayışlarıyla biçimlenen, mutluluğu ve kederiyle ortak bir potada eriyen ve kuşaktan kuşağa miras kalan, bir insanın doğumdan ölümüne kadar hayatının her bölümü toplumun gelenek ve göreneklerine uygun olarak törenle, oyunla, figürle, yemek adetleri ve türkülerle ifade ettiği hayat tarzıdır.

Folklor Oyunlarımızdan Bazıları: 

Arabi, Zikir, Tura, Kız Oyunu, Derviş Ali, Deriko, Maney   

Nizip´te halk türküleriyle birlikte halk oyunları folklorun en zengin dalıdır. İslam dininde müziğin ayrı bir yeri bulunduğundan, Osmanlılar döneminde dini müzik yanında, düğün ve eğlence yerlerinde söylenen türküler, ölü evinde yakılan ağıtlar, kahramanlık şiirleri bugün bile aynı güzellikte söylenmektedir. Nizip´li ozanların, halk edebiyatçılarının dilden dile aktarılan eserleri günümüze değişmeyerek gelmişlerdir. 

Amcasının kızı Leyla'yı, kendisine verilmediği için 17 bıçak darbesiyle öldüren genç üzerine düzülen türkü ise şöyledir.

Leylam kalk gidelim yolumuz ırak
Yolumuza kurdular demirden tuzak
Başımıza geleni Leylam destana yazsak
Demedim mi sana Leylam sonu ayrılık
Gelin kızlar gelin Leyla yatıyor
Ah ile vah ile canın veriyor 

Günümüzde, özel günlerde giyilen eski kıyafetler yine kültürel yaşayışa renk katan, zengin bir desen veren öğeler olarak bugüne miras kalmıştır. 

Ağızdan ağıza söylenerek günümüze kadar gelen ve güncelliğini koruyan Nizip´e özgü atasözlerinin her biri üzerinde ayrı bir araştırma yapabilecek değerde olan anlam ve muhteva genişliğine sahiptirler. 

Bazı Atasözlerimiz;


 
  • Kaçtı kebap kokusuna, baktı eşek dağlaniy.
  • Şehire yakın köy, eve yakın tarla, ere yakın eş makbuldür.
  • Sıcak ahır sallama yem.(Çalışmadan geçinen bedavacılar için)
  • İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.
  • Aslı pektir gelmez insana zarar, katırın anası eşşek.
  • Zengini şımarık evlat, memuru süslü avrat, fukarayı ise kuru inat bitirir.
  • Helva şirin nefis kafir, helvacı zalim.
  • Kör kuyuya su dökmekle kuyu sulanır mı kuyunun içerisinden su kendiliğinden kaynamalı.
  • Başı hocanın döşü hocanın yedi hissenin beşi hocanın get gerisisini dağıt.
  • Gönül ne arif ne zarif eşşek gibi bir herif bala da konar boka da.   
  • İt gemik yalamakla doymaz.
  • Bir çiğnem et bin ayıp örter.
  • İti öldürene sürüdürler.
  • Nacarın (marangoz) kapısı sırımdan (iple) bağlıdır.
  • Kurtlu nohudun kör alıcısı olur.
  • Fukaranın aklı mı olur.
  • Avrat hasta olacağına ben olim, ben öleceğime avrat ölsün.
  • Ölüye rahmet gerek nerden gelirse gelsin.
  • Doğacak oğlak bokundan bellidir.
  • Ahlak olmayan bir toplamu kanun hiç  bir şey yapamaz.
  • Çalışmadan kazananla, kazanmadan harcayanın akıbeti hüsrandır.
  • İşin yoksa samana kazık çak. (olması zor iş için söylenir).
  • Kaş ile göz gerisi söz (Yakışıklı ve güzel olanlar için söylenir)
  • Biri buldun iki istin, altın buldun çıkın istin, çıkını da buldun kömme istin.
  • İtin kuyruğunu kesmekle, it tazı olmaz.
  • İtin boynuzu çıkmazmış, gendini enik zannedermiş.
  • Yavuz ata yem veren çok olur.
  • Karpuz kesmekle yürek soğumaz.
  • Deli aklına geleni yapar.
  • Deliyi düğüne götürmüşler, "burası bizim evden iyi" demiş.
  • Sinek pekmezliyi sever                                                  
  • İtin yarası mı biter?
  • Fukaralık ne hoştur; Yat ikindi kalk kuşluk.
  • Deliye sıç demişler ne dere koymuş ne tepe.
  • Verdiğin bir yumurta, öldürdün dürte dürte.
  • İtin tümeci  daş. it nasihattan anlar mı?
  • İtin göynüne kalsa hergün bir leş yer.
  • Aşa dökülen yağ zaye gitmez.
  • Ehli keyfe keyif verir kahvenin kaynaması, Eşşeği yoldan çıkarır sıpanın oynaması.
  • Altından yel geçen, üstünden sel geçen maldan hayır bekleme.
  • Kalk demeden kalkamayan evlattan, Deh demeden gitmeyen attan hayır bekleme.
  • Yem yemeyen attan, komşusunu kapan itten, babası evini unutmayan avrattan hayır bekleme.
  • İtin ayağını taştan mı esirgin
  • Ben umarım bacımdan, bacım ölür acından.
  • Nizip'in daşı (taşı) havara(yumuşak bir taş) al borca yaz duvara.
  • Deli arlanmaz sahibi arlanır.
  • Yağmur yağarken yaş, kavga olurken taş olma.
  • İt doydu haydar mı kaldı.
  • Azına da bereket.
  • Toprağı daşlı avradı kardaşlı al.
  • İti sayarlar sahibinin hatırı için.
  • Bartıl (rüşvet) kapıdan girerse iman tağadan (pencere) çıkar.
  • Dereye su gelene kadar kurbağanın gözü berelir.
  • Sürüdeki koçlar birbirinden korkmaz.
  • Yola yakın yere karpuz ekme, gelen tık tık eder, giden tık tık eder.
  • Kör gidiy yol gidiy. (Boşuna manasında)
  • Eldeki (başkasındaki) yara duvardaki deliktir.
  • Kör topala nasıl davranırsa, topla da köre öyle davranır.
  • Cücüğü (kuş yavrusu) güzün sayarlar.
  • Avradı boşayan topuğuna bakmaz.
  • Beleş olsun deve depiği (tepiği) olsun.
  • Kanamad (iftira) kandan beter.
  • Hamaz (ihbarcı) olmasa dilki (tilki) bazarda (pazarda) gezer.
  • Evde var eşiklik hamama gitmek eşeklik.
  • Yazın aba kışın yaba al.
  • Yüzü hedik suyu ile yunmuş. (arsız, utanmaz, yüzü kızarmaz).
  • Zalımın (zalimin) zalımlığına bakma ömrünün kısalığına bak.
  • Aç it fırın yıkar.
  • Pissiğe demişler bokun dermadır, eşmiş yere gömmüş.
  • Berk (hızlı) kaçan atın boku seyrek düşer.
  • İtin boynuna altın tasma takmışlar, gören it ağa demiş.
  • Anası ne ki, danası n'ola.
  • İte sormuşlar neden ürin, "kurda demiş" peki neden cızırdıyorsun "bende korkuyorum"  demiş
  • Eşeğin göynüne (gönlüne) kalsa bir bağ bakteniz (maydanoz) götürmez.
  • Eşşek çalışır, at için.
  • İki at dövüşmüş, eşşeğin ayağı kırılmış.
  • Otu çek köküne bak.
  • İte bak yattığı yere bak.(Olduğundan farklı görünenler için).
  • Öküzüm güzel olsun, çüte yürümesin.
  • Teke sahibine güzel kokar.
  • Delikli taş yerde kalmaz.
  • Çebişin (keçi yavrusu) kötüsü pınarın gözünden su içer.
  • Et almaya sarkıyorsun, para vermeye korkuyorsun.
  • Patlamış darıdan (mısır) tohum olmaz.
  • Avrad malı kapı mandalıdır, girerken alnının çatına şak diye değer, çıkarken değer.
  • Avrad demek cehennem tohumu, boynuna dolandıktan sonra at desen atılmaz sat desen satılmaz.
  • Bürp" demeye dudak gerek, bal yemeğe parmak gerek.
  • Nizip'li, insanları, eşyaları ve olayları bir şeylere benzetmeye meraklıdır. Benzetmeyi tam yerine göre yapmışsa "Nasıl, haphap kimi oturttum deel mi ağam"der. Aşağıda haphap kimi oturan benzetmelere bir kaç örnek yer almaktadır.
  • Masmana(fabrika) hesabı kimi: (karışık, içinden çıkılması zor hesap).
  • Hırsız süllümü (merdiven) kimi.
  • Mart buzası (buzağısı) kimi
  • Hobap(Bir köy) zeytini kimi. (yağsız, yavan)
  • Meymama masmana kimi: (geniş bir mekan gibi)
  • Cin cücüğü kimi. (ufak tefek).
  • Çemkirir (sümsürmek) kimi.
  • Analık ayranı kimi.
  • Hamo'nun havucu kimi.
  • Öküz kimi. (kafası çalışmaz).
  • Öküzün suya sıçtığı kimi. (patavatsız).
  • Babanın abdest suyu kimi: (içecek için; yavan)
  • Zeyt kimi yüze çıkıy: (her zaman haklı çıkıyor).
  • İt gibi çemkiriy (havlıyor)
  • İtin kaya gölgesine oturmuş, kendi gölsesi sanmış.
  • Kuru leblebiye def çalmam.
  • Bu yaştan sonra elime bağlama alıp saz mı çalacağım. (iş işten geçmiş)
  • Bu sözlerim tarlada kesek midir gidip toplayasın (cemaatte iken iyi dinle)
  • Tilkicik var baş keser, kurdun adı yaman

Nizipliler çok güzel kadın ya da yakışıklı erkek için "lahmacun kimi, fıstık kimi" benzetmesi yapar.Kadın ya da erkek çirkinse benzetme "Eti dökülmüş lahmacun"a dönüşür. Uzun boylu kişi için 'Hırsız süllümü"(merdiven) halsiz görünümlü kişi için "pirpirim" (semiz otu) benzetmesini kullanır. Sağlıksız görünen kişi "Cenaze kimi yüzü, suratı" diye tanımlanırken yüzü al kırmızı yanıyorsa "Temotos" (domates), dimdik yürüyorsa "Tokdmir serperesi", genç kişiler "Fidan gibi, hıtta acırı, çiçeği burnunda acır" biçiminde ifade edilir.
Bıyığını kesen erkeğe "Hamam oğlanı ya da tüysüz şeftali", beyaz tenli şişmanca kadına da "Hamur topağı" benzetmesi yapılır.
Suratsız bir adam için "Suratı mahkeme duvarı kimi", iri yarı kişiler için "Zom kimi", zayıf çelimsiz kişiler için "Bakteniz kimi" (maydonoz) benzetmeleri yapılır

Yüzü hedik suyu ile yunmuş. (arsız, utanmaz, yüzü kızarmaz). 
Anası ne ki, danası n'ola. 
Hırsız süllümü (merdiven) kimi 
Meymama masmana kimi: (geniş bir mekan gibi) 
Haneği alan verenden uz gerek. 

Nizip  mutfağı da seneler boyunca süren geleneklerin ve yöresel damak lezzetinin zenginliği ile Türkiye ve dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur.

Yemeklerimiz

Şivediz, Yuvarlama, Patlıcan Kebabı, Maş Çorbası, Öcce, Lahmacun,  İçli Köfte, Borani